Vatana adanmış bir hayat!..

28 Ağustos 2020 Sözcü

Geçen hafta sizlerden izin alarak çıktığım uzun yolculuk sırasında e-posta kutuma beni çok etkileyen bir mesaj düştü.

İleti, Salim Taşçı adlı bir yurttaşımızdan geliyordu.

Bu kişinin kim olduğunu SÖZCÜ Ankara Temsilcisi, değerli meslektaşım Saygı Öztürk bir yazısında şöyle anlatıyor:

“Ankara'nın ‘emlak kralı' olarak tanınan Salim Taşçı, ömrü boyunca 500 binden fazla fidan dikti… Taşçı, ‘Ormanları yaktılar, kestiler demek yerine, biz ne yaptık, siz ne yaptınız diye sormak istiyorum insanlara' dedi ve ekledi: Herkes dünyaya olan borcunu ödesin…”

★★★

Saygı devam ediyor:

“Salim Taşçı, Yozgat'ın Sorgun İlçesi'nde yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Gazetecilikten belediye başkanlığına, futbolculuktan emlak müşavirliğine kadar değişik işler yaptı. Ama onu en çok, TEMA Vakfı Başkanı Hayrettin Karaca'nın, ilerlemiş yaşına rağmen erozyonla mücadele için sergilediği çabalar etkiledi. Ormanlar yandığı zaman ‘vah… vah…' demenin bir işe yaramadığını anladı. Neler yapabileceğini düşündü ve sonunda ormanlar kurmaya karar verdi.”

“Salim Taşçı, memleketi Sorgun'u hiç unutmadı. Orman kurmaya karar verdiğinde, hemşehrisi olan dönemin Orman Bakanlığı Müsteşarı Necati Uyar'a ‘İlk ormanı memleketimize kurayım. Öyle bir orman olsun ki, Türkiye haritası, içinde ay-yıldızlı bayrağımızı da ormana işleyeyim' dedi. Orman Başmühendisi Mehmet Karataş'ın da desteğiyle proje hazırlandı. Salim Taşçı o günleri heyecanla anlatıyor: ‘İlk yaptığım ormanın adı “Gazeteciler Hatıra Ormanı”dır. Çünkü benim ilk mesleğim gazetecilikti. İlk maaşımı gazetecilikten kazandım. Gazetecilerin adını taşıyacak ormanın farklı olmasını istiyordum.
Sonuçta Türkiye'yi harita olarak dağa işledik. 42 bin sarı çamla motifledik, sınırlarına 4 bin 750 sedir ağacı diktik. Ortasına da 6 bin 500 metrekare büyüklüğünde ay-yıldız yaptık.”

İkinci ormanı Yozgat'a kurdu. İsmi Kuvayı Milliye Ormanı… Sonrasında sıra yaşadığı Ankara'ya geliyor. Ankara- Mamak, Gökçeyurt Köyü'nde bakanlığın gösterdiği alana tam 43 orman kurdu. Ormanlara, Atatürk, Cumhuriyet, şehit ve gaziler başta olmak üzere dostlarının, arkadaşlarının isimlerini vermekle kalmayıp Yunus Emre'yi, Mevlana'yı, Pir Sultan Abdal'ı, 9. Cumhurbaşkanı Demirel'i, KKTC'nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı da unutmamış. Taşçı, “Yeşile olan sevdamı kurduğum ormanlarla taçlandırıyorum” diyor.

Gelelim konunun benimle ilgisine…

Salim Taşçı o iletide diyor ki:

“Uğur Bey,

Ben de eski bir gazeteciyim. Ankara Mamak'taki Gökçeyurt Köyü'nde 43 orman yaptım. 2000 karaçam ve sedir ağacı fidanından oluşan bir hatıra ormanına da size olan saygı ve sevgimden adınızı verdim. Dürüstlüğünüz, ilkeli bir insan olmanız, sizin haberiniz olmasa da yerini buluyor…

Yaptığım hiçbir sosyal sorumluluk projesini vergiden düşmem.

İlk diktirdiğimde fideler 25 santim idi, şimdi ağaçların boyu üç metreyi geçti. Sanırım dünyada en çok orman yapan kişiyim!

20 yıllık çabalarım sonucunda Türkiye genelinde 46 ormanım oldu…

Aslında hiç kimseye ‘Bakın sizin adlarınızı koydum' demeyecektim ama sonra ‘Bu nasıl olsa 20 sene önceydi' diye düşünüp, bilginiz olmasını istedim.

Saygılarımı sunar, hayırlı işler dilerim…”

★★★

Ne diyeyim?

Ülkeyi yönetenlerin en büyük zenginliğin dev binalar, gökdelenler gibi beton yığınları değil, ormanlar olduğu gerçeğini görmeleri ve nice Salim Taşçıların yetişmesi dileğiyle… 

Çünkü bir ülkenin geleceği için orman zenginliği, doğalgaz zenginliğinden bile değerlidir…


Facebook Twitter Friendfeed