İstanbul’un güzel abisi!..

24 Mart 2019 Sözcü

İlginçtir, adaylığı konuşulmaya başlandığında CHP'de belki de ilk kez, cadı kazanı ortaya çıkmamış, birkaç kişi dışında tüm parti kadroları ağız birliği etmişçesine “Evet, Ekrem İmamoğlu en uygun isimdir” demeye başlamıştı. Tek tük muhalefet edenler ise “Yüzde 14 tanınırlığa sahip bir ilçe belediye başkanından İstanbul'u yönetecek biri olur mu” diye eleştiriyorlardı.
O ise yüzünden hiç eksilmeyen gülümsemeyle; “Beni tanıdıkça seveceksiniz” diyor, tecrübesizliğini dile getirenlere de “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a belediye başkanı olduğu haliyle kıyaslandığımda ondan misliyle tecrübeliyim” cevabını veriyordu.

★★★

Sahaya çıkar çıkmaz iktidar çevreleri harekete geçtiler. Önce Kıbrıs'ta Türklere soykırım girişiminde bulunan Rum lider Makarios'un heykelini Beylikdüzü'ne diktiğini (!) öne sürdüler. Bu ciddiye alınacak hiçbir yanı olmayan büyük bir yalandı! O nedenle hiç tutmadı. Sonra bazı belediye uygulamaları üzerinden yıpratmak istediler. Onlar da işe yaramadı. Çünkü hemşehrileri çok memnundular…
Eleştiri görünümü altında atılan iftiralar üzerine yapışmayıp, teflon tavadan kayarcasına yere düşünce, bunları üretenler de susmak zorunda kaldılar!..

★★★

Ne söylenirse söylensin sert bir üslupla cevap vermiyor, kavga etmesini bekleyenleri çileden çıkaracak sakin bir tonla sevgiden, kimseyi ötekileştirmemekten, herkese eşit hizmet götürmekten söz ediyordu.
İnsanları ayrıştırmadığı gibi kucaklayan bu sakin ve sevecen dili çok sevildi.

★★★

Perşembe akşamı Halk TV'nin değerli gazetecilerinden oluşan ekibin üç saat süreyle yönelttiği sorulara verdiği cevaplardan ve onu öteden beri tanıyan dostlarından edindiğim izlenime göre İmamoğlu, kendisini iyi yetiştirmiş, İstanbul'u başarıyla yönetebilecek derinliğe sahip bir aday…
Konusuna çok hakim, değerli projelerle dünyanın en etkileyici kentlerinden biri olan İstanbul'u layık olduğu güzelliklere kavuşturmaya istekli, en önemlisi de bunu başaracağına yürekten inanıyor…
Ayrıca görmeye pek alışık olmadığımız, “özü sözü bir, neyse o” diyebileceğimiz farklı bir siyasetçi…
Sevgiyi her şeyden daha çok önemsediği, hatta projelerinin bile önüne geçirecek kadar içselleştirdiği, tüm davranışından anlaşılıyor…

Ekrem İmamoğlu ile Üsküdar'da pazarda…

★★★

Büyük ilgiyle seyredilen “Seçim Özel” programının sabahı, seçmenle karşı karşıya geldiğinde neler yaptığını, neler yaşadığını görebilmek için Üsküdar'daki gezisinin bir bölümüne katıldım.
Gördüm ki birebir konuştuğunda oyunu olmasa bile yüreğini kazanamayacağı pek kimse yok.
En fanatik Erdoğan taraftarlarını dahi, “Sen iyi insansın; ama CHP'de ne işin var, bizim partiye gel” dedirtecek noktaya taşımış durumda.
Rakiplerine hiç kötü söz etmiyor. Binali Yıldırım'ı zaman zaman esprili cümlelerle eleştirmekten, örneğin “Hani ununu elediğini, eleğini astığını söylüyor ya, siz onu emekli edin de gitsin dinlensin” demekten öte geçmiyor. (Hakkını teslim edelim, Binali Yıldırım da benzer bir üslup kullanıyor.)

★★★

Seçmenlere kendine özgü cümlelerle sesleniyor. Örneğin, muhataplarına sıkça “Kurbanın olayım” diyor.
Tatlı bir aksanla zeka pırıltıları saçan espriler yapıyor, güldürüyor, içten diyaloglara giriyor. Üsküdar'da halka seslenirken “Hepiniz hoş geldiniz. Buraya otobüsle mi geldiniz? Hayır! Sizi İETT bedava da taşımadı değil mi? Kendiniz geldiniz… O halde ayaklarınıza sağlık” dedi. Bununla da yetinmeyip “O güzel ayaklarınıza sağlık” diyerek ayrı bir iltifatta bulundu. O anda insanların yüzlerine baktım. Gönül alıcı bu sözlerin seçmen ile arasında özel bir bağ kurduğunu bakışlardan okudum…

★★★

İletişim konusunda kendisine yardımcı olan meslektaşlarıma göre Ekrem İmamoğlu deyim yerindeyse “sinirleri alınmış bir siyasetçi!..”
Onu anlatırken “Bugüne kadar kendisine yönelik provokasyonlar bir başka siyasetçiye yapılsaydı taş olsa çatlar, kötü bir söz söyler, en azından el kol hareketinde bulunurdu. Oysa İmamoğlu'nda böyle bir şey yok. Kendisine en sert sözleri edenlere dahi, çok sağol, canım kardeşim, güzel annem, hadi bana oy verme ama duanı eksik etme, seni anlıyorum, haklısın, bak seçimden sonra görüşelim, beş sene sonra sen de bana oy vereceksin, sen de beni sevecek, oyunu vereceksin deyip ayrılıyor” diyorlar!..
İmamoğlu sabır simgesi bir kişilik. Bunu yaşam tarzı yapmış. “Sabırlı olacaksınız ki sonu selamet olsun” diyor.
“Sanmayın ki seçime kadar böyleyim. Bu kardeşiniz 1 Nisan'dan sonra da aynen böyle olacak” derken dinleyenlere çok inandırıcı geliyor ve hemen alkışlar yükseliyor.

★★★

Sözün özüne gelirsek;
“İstanbul'un güzel abisi” deyimi onu çok iyi anlatıyor.


Facebook Twitter Friendfeed